Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Aydoğan Vatandaş

Aydoğan Vatandaş

30 Haziran 2008
font boyutu küçülsün büyüsün


ABD İran'a saldıracak mı?


Eşi Carla Bruni ve 450 kişilik bir heyetle İsrail’i ziyaret ederek ilişkilerde yeni sayfa açan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “Fransa, varlığına yöneltilecek her tehdit karşısında İsrail’i savunacak. Nükleer İran kabul edilemez. İsrail’i yok etmek isteyen herkes, karşısında Fransa’yı bulacaktır. İsrail yalnız olmadığını bilmelidir” dedi geçen hafta.

Sarkozy’nin basına yansıyan bu sözleri aslında tehlikenin ne kadar yaklaştığının açık işaretlerinden sadece biri.


Ne ki, ABD’nin İran’a saldırma olasılığı hala yeterince analiz edilebilmiş değil. Bununla birlikte, ABD yönetiminin İran odaklı girişimlerinin ABD ordusunda nasıl yankı bulduğu, bazı Amerikalı generallerin istifaları da yeterince yer bulmadı Türk medyasında.


Bunun nedeni, kuşkusuz, ABD yönetiminin iç siyasetteki başarısızlıklarından ötürü İran’a karşı askeri bir harekat gerçekleştiremeyeceği yanlış öngörüsünden kaynaklanıyor olmalı.


Yanılıyorlar.


Mart ayında Amerikalı bir diplomatla yapmış olduğum bir görüşmede Cheney yönetiminin İran’a Ekim ayında saldıracağı bilgisini bu sitede yazmıştım. O yazıda bazı generallerin Cheney yönetimine İran konusunda defans uyguladıklarını da yazmıştım. Bu yazımdan bir süre sonra bazı generaller görevlerinden istifa ettiğini şaşkınlıkla izledim.


O halde Ekim ayı ile ilgili öngörüyü de dikkate almamız gerekiyor. Zira Kasım ayında Başkanlık seçimleri var ve Ekim ayında yapılacak böyle bir saldırı Başkanlık seçimlerini pekala etkileyebilir ve ABD seçmeni Obama’yı böylesine önemli bir güvenlik sorunu ile karşı karşıya kalındığı gerekçesiyle tercih etmeyebilirler. (Ben yine de Obama’nın şansının azaltılamayacağı kanaatini taşımaya devam ediyorum.)


Diğer taraftan, İran’ın ABD ile anlaşması ihtimali de son derece düşüktür. Zira kaybedilecek bir savaşın bile rejimin kenetlenmesine neden olacağına inananlar var İran rejimi içerisinde. Diğer taraftan petrol fiyatlarının artmasını isteyen petrol lobisi ve her iki tarafta da savaşın kıyametin gelişini hızlandıracağına inananlar (Evanjelikler-Hüccetiye) bu savaşı şiddetle istiyor da olabilirler.


Diğer taraftan hem Bush, hem de ihtiraslı lider Ahmedinecat, dünyayı siyah-beyaz görmeye meyilliler. Bütün bu nedenlerle taraflar aslında savaş istemeseler dahi, savaşmaktan kendilerini alamayabilirler.


Ne ki, İran’a yönelik askerî bir harekât Türkiye açısından istenmeyen tahmin edilemez bazı sonuçlar yaratabilir. Türk kamuoyunun aylardır tartışmakta olduğu suni gündemler, maalesef İran’a olası bir saldırının Türkiye’yi nasıl etkileyeceği konusunu rafa kaldırmıştır.


Dahası, İktidarda bulunan bir partiye tam da bu sırada kapatılma davasının açılmış olması, devlet erkinin parçalı bir görüntü vermesi, konu ile ilgili sağlıklı kararların alınabilmesini de olumsuz kılmaktadır, kılacaktır.


ABD Başkan yardımcısı Dick Cheney’in kapatma davasından iki hafta sonra Türkiye’ye gelmiş olması kuşkusuz tesadüf değildir ve elbette İran merkezli olmalıdır.


Böyle bir harekâtın Türkiye açısından en önemli olumsuz etkisi, kaçınılmaz olan Irak’ın bölünme ihtimalini artırması olacaktır. Bununla birlikte Iraklı Şiilerin, Hamas ve Hizbullah’ın, bölgeyi ateşe verecek olmalarını tahmin etmek zor olmayacaktır.


Türkiye’de yaşanan gerginliğin kanımca en önemli nedenlerinden biri, ABD’nin İran’a gerçekleştireceği olası saldırı ile yakından bağlantılıdır. Zira ABD yönetimi İran konusunda AKP yönetimine yeterince güvenmemektedir. Suriye’de bundan sadece bir süre önce gerçekleştirilen başarısız bir darbe girişimi de maalesef Türk kamuouyunun dikkatini çekememiştir. Ki bu darbe girişimi de kanımca İran konusuyla bağlantılı olmalıdır.



Kanımca, bu saldırıda sadece nükleer tesisler değil, Devrim Muhafızları ve istihbarat kurumları gibi rejimin sinir merkezleri ve Körfez bölgesindeki füze bataryaları gibi İran’ın karşılık verme kapasitesi de hedef alınacaktır.


Türkiye de büyük olasılıkla bu sırada, başörtüsü, artık kabak tadı veren rejim tartışmaları ve AKP ile ilgili tartışmalara odaklanacaktır.

***


Yukaradaki yazıdan tamamen bağımzıs olarak anımsatmak istediğim bir diğer konu ise Marmara’da olası bir depremin etkilerinin ne olacağı. Türkiye’de son zamanlarda olası bir Marmara depremi ile ilgili haberlerde artış gözlendi. Geçen on yıl içerisinde maalesef gerekli tedbirlerin alınmadığı ifade ediliyor. Umarız Allah benzeri acıları milletimize bir daha yaşatmaz!

Eşi Carla Bruni ve 450 kişilik bir heyetle İsrail’i ziyaret ederek ilişkilerde yeni sayfa açan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “Fransa, varlığına yöneltilecek her tehdit karşısında İsrail’i savunacak. Nükleer İran kabul edilemez. İsrail’i yok etmek isteyen herkes, karşısında Fransa’yı bulacaktır. İsrail yalnız olmadığını bilmelidir” dedi geçen hafta.







Bu yazı 813 defa okundu.




yorumlayorum ekle




Yorumlar


  henüz yorum yok








Anket

Meksika korfezinde patlayan BP'ye ait petrol platformunun kapatilmasi konusunda BP'nin elinden gelen cabayi sarf ettigine inaniyormusunuz ?

  • Evet
  • Hayir



   [ sonuçlar için tıklayın ]